İstanbul Galata Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@Galata, İstanbul Galata Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.




 

Güncel Gönderiler

Öğe
Linking Extended Business Responsibility to Sustainable Environmental Awareness: Evidence on the Mediating Role of Environmental Values
(Wiley, 2025) Avunduk, Zehra Binnur; Kahveci, Eyüp; Habip, Elif
Eco-conscious businesses are increasingly adopting sustainable materials and improving production efficiency to reduce carbon emissions. These efforts not only minimize waste but also help conserve natural resources. Through extended business responsibility (EBR), firms actively promote sustainable consumption by raising consumer awareness. As awareness grows, purchasing behavior shifts toward environmentally responsible choices, ultimately reducing ecological harm. In contexts where environmental values (EVs) are prominent, social pressure often drives firms toward more sustainable practices. This study addresses a gap in the literature by examining the mediating role of EVs in the relationship between EBR and sustainable environmental awareness (SEA). Based on survey data from 396 participants in Türkiye, partial least squares structural equation modeling (PLS-SEM) was employed for analysis. The findings reveal that EVs partially mediate the relationship between EBR and SEA, serving as a catalyst that enhances the effect of EBR on sustainability awareness. The results provide valuable insights for a wide range of businesses, including manufacturers and e-commerce firms. By aligning with the expectations of environmentally conscious consumers, companies can not only strengthen their sustainability agendas but also gain a sustainable competitive advantage. This study contributes to the literature on sustainable business practices by applying PLS-SEM in the context of an emerging economy and highlighting the critical role of EVs in fostering sustainability awareness.
Öğe
Analysis of Ergonomic Parameters in Architectural Design Studios: A Case Study of Bursa Technical University
(2025) Battal, İmran Gümüş; Köse, İstem Seçkin Parlakyıldız
Ergonomics encompasses physical, psychological, and environmental factors, with a crucial role in educational settings. Design studios, integral to architecture, interior architecture, and urban planning education, must ensure optimal spatial, visual, auditory, and thermal comfort to foster creativity and technical skills. This study evaluates the design studios at Bursa Technical University’s Faculty of Architecture and Design, assessing ergonomic conditions through technical measurements and user satisfaction surveys. Findings reveal that repurposed spaces used as design studios fail to meet essential ergonomic standards, impacting students’ learning experiences. The study highlights deficiencies in spatial organization, lighting, acoustics, and thermal conditions, emphasizing the need for improvements. By addressing these shortcomings, the research aims to guide the optimization of design studios as dynamic educational environments supporting technical drawing, group critiques, model-making, and workshop activities. The study is expected to serve as a guiding reference for the organization of design studios in accordance with ergonomic standards.
Öğe
Hipertansif Hastalarda Depresyon Düzeyi, Öz Etkililik ve Öz Bakım Gücünün İncelenmesi
(2025) Başol, Yağmur; Özer, Zülfünaz
Amaç: Bu araştırma hipertansif hastalarda depresyon düzeyi, öz etkililik ve öz bakım gücünün incelenmesi amacıyla yapıldı. Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel tipte olan bu çalışma, İstanbul’da bir eğitim ve araştırma hastanesinin dahiliye ve kardiyoloji polikliniklerine başvuran hipertansiyon tanılı hastalar ile 1 Ekim 2022-1 Mart 2023 tarihleri arasında yapıldı. Araştırma verileri, Tanıtıcı Bilgi Formu, Hasta Sağlık Anketi-9 (HSA-9), Hipertansiyon Öz Etkililik Ölçeği (HÖEÖ) ve Öz Bakım Gücü Ölçeği (ÖBGÖ) ile yüz yüze görüşme yoluyla toplandı. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 64,11 ± 12,46 yıl, hipertansiyon tanı süresi ortalama 10,54 ± 8,55’tir. Hastaların %59,1’i erkek, %72,2’si evli, %55,6’sı ilkokul mezunu, %82,2’si çalışmıyor, %56,1’inin geliri giderine eşit, %85,2’si eş ve çocukları ile birlikte yaşamaktadır. Hastaların %42,9’unun beden kitle indeksi değeri fazla kilolu, %85,5’i düzenli ilaç kullanmakta, %65,2’si egzersiz yapmakta, %62,9’unun ek kronik hastalığı bulunmakta, %54,9’unun genel sağlık durumu ortadır. HSA-9 ortalama puanı 7,23 ± 2,71; HÖEÖ ortalama puanı 53,44 ± 6,63; ÖBGÖ ortalama puanı 78,55 ± 24,26 olarak bulundu. HSA-9 ile ÖBGÖ arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulundu (r = -0,186, P < 0,01). HÖEÖ ile ÖBGÖ arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulundu (r = 0,599, P < 0,01). Sonuç: Hastaların depresyon riskinin hafif, hipertansiyonda öz etkililik düzeyleri ve öz bakım güçleri orta düzeyde saptandı. Depresyon düzeyleri arttıkça öz bakım düzeyleri azalmakta; öz etkililik düzeyleri arttıkça öz bakım düzeyleri de artmaktadır
Öğe
Radiographic evaluation of the relationship between maxillary sinus pneumatization and tooth extraction
(2025) Ocak, Hakan; Çolpak, Halis Ali
Aim: To assess maxillary sinus pneumatization radiographically after posterior tooth extraction and to compare the results based on both the post-extraction time interval and the tooth type. Material and Methods: This retrospective study included 54 patients who underwent extraction of at least one premolar or molar with roots close to the maxillary sinus floor. A total of 186 panoramic radiographs were assessed using standardized reference lines and points to measure sinus floor changes. Patients were categorized into five groups based on follow-up periods: 0–6, 7–12, 13–18, and 19–24 months. Magnification correction was applied, and mean pneumatization values were calculated by follow-up group and tooth type. Results: Maxillary sinus pneumatization demonstrated a progressive increase with longer post-extraction intervals. The mean pneumatization values were 1.1 mm in the 0–6 month group, 1.7 mm in the 7–12 month group, 2.1 mm in the 13–18 month group, and 3.9 mm in the 19–24 month group. Analysis by tooth type revealed mean values of 1.5 mm for premolar extractions, 2.0 mm for first molars, and 2.4 mm for both second and third molars. Greater pneumatization was observed in teeth with roots in close proximity to the sinus floor and in those extracted due to chronic periapical infection. Conclusion: Maxillary sinus pneumatization is a time-dependent process influenced by tooth type, root–sinus relationship, and pre-existing pathology. Early implant placement or ridge preservation techniques should be considered in high-risk cases to minimize bone loss and reduce the need for extensive sinus augmentation procedures.
Öğe
Sağlık Çalışanlarında Sessiz İstifa: Sistematik Derleme
(2025) Mutlu, Hatice; Mat, Seda Tuğba Baykara
Giriş: Sessiz istifa; çalışanın yalnızca görev tanımıyla sınırlı kalarak, gönüllü katkıdan ve duygusal bağlılıktan uzaklaştığı, psikolojik olarak işten kopma süreci olarak tanımlanır. Özellikle hemşireler gibi yüksek iş yüküne ve duygusal baskıya maruz kalan sağlık profesyonellerinde bu eğilim artmaktadır. Amaç: Bu sistematik derleme, sağlık çalışanları arasında giderek yaygınlaşan “sessiz istifa” olgusunu incelemeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Çalışma kapsamında, 2019 yılı ve sonrası yayımlanmış, dahil edilme kriterlerini karşılayan 24 akademik yayın incelenmiştir. Tarama 2019 yılından başlatılmış olmakla birlikte, kavramın özellikle pandemi sonrasında literatürde görünür hale gelmesi nedeniyle incelenen çalışmaların tamamı 2023 ve sonrasında yayımlanmıştır. Bu yayınlar tematik analiz yöntemiyle değerlendirilmiş ve sessiz istifaya neden olan bireysel ve örgütsel faktörler beş ana tema altında toplanmıştır: (1) Yönetici desteği ve liderlik eksikliği, (2) Tükenmişlik ve psikolojik yük, (3) Yüksek iş yükü ve zayıf çalışma koşulları, (4) İş-yaşam dengesi ve motivasyon düşüklüğü, (5) Duygusal zeka ve ahlaki dayanıklılık. Bulgular: Bulgular, sağlık çalışanlarında tükenmişliğin özellikle yoğun mesai, düşük ücret, personel yetersizliği ve esneklik eksikliği nedeniyle işlerine yabancılaşmaya yol açtığını göstermektedir. Genç kuşak çalışanlarda ise anlam arayışı ve yaşam dengesi ihtiyacının sessiz istifa riskini artırdığı görülmektedir. Duygusal zekası ve ahlaki dayanıklılığı yüksek bireylerde ise bu davranışa karşı direnç daha fazladır. Sonuç: Sonuç olarak, sessiz istifa sadece bireysel bir tutum değil, örgütsel bağlılığın zayıfladığı, yönetsel desteğin yetersiz kaldığı ve iş koşullarının sürdürülemez hale geldiği sistemsel bir sorundur. Bu nedenle, sağlık kurumlarında destekleyici liderlik, çalışan refahını önceleyen yapılar ve esnek çalışma modelleri geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır