İstanbul Galata Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@Galata, İstanbul Galata Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
A cross-sectional study on the determinants of parents' giving vitamin C to their children engaged in sportive activities
(Campus EDUCA SPORTIS S.L., 2026) Kuyucu, Mihalis; Yücel, Ali Serdar; Korkmaz, Murat; Özpinar, Saliha; Öztaş, Dilek; Düz, Serkan; Cihaner, Perihan
The primary objective of this study is to examine the sociodemographic determinants influencing parents' administration of vitamin C to children participating in sports activities. The research was conducted with the participation of 697 parents residing in various districts of Istanbul and having children aged 9–18 years. Data were collected using a questionnaire and analysed using logistic regression, chi-square test, t-test, and multiple regression analyses in the SPSS 25 programme. The child's regular vitamin C use was considered the dependent variable. The parents' educational level, income level, occupational status, and family structure were evaluated as independent variables. When evaluating the findings, we observed that as the level of education increased, parental awareness became more pronounced. In particular, we found that the rate of regular vitamin C use was significantly higher among children of parents with high income levels, university degrees, and office jobs (p<0.05). Another finding wasthat individuals who exercised regularly were more aware. It was also determined that vitamin C use is more prevalent among children who engage in significantly more weekly exercise and are younger in age (p<0.001). In conclusion, parents' socioeconomic and educational levels play a decisive role in children's immune support behaviours. These findings have the potential to contribute to the development of parent-focused educational programmes and health policies aimed at supporting children's health.
Yeşil Büyüme Bağlamında Enerji ve Sağlık: BRICS Ülkeleri Örneği
(2025) Mutlu, Hatice; Ateş, Gözde Bozkurt; Türkoğlu, Mesut Can
Bu araştırma, BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika) ülkelerinde yeşil büyüme, enerji kullanımı, yenilenebilir enerji arzı, sağlık göstergeleri ve kişi başına düşen gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH) arasındaki ilişkileri incelemektedir. Araştırmada, zaman serisi verilerinde uzun dönem ilişkileri analiz eden Bootstrap Otoregresif Dağıtılmış Gecikme Modeli (ARDL) kullanılmıştır. 1990-2021 yılları arasını kapsayan araştırma verileri, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) veri havuzunda yer alan yeşil büyüme göstergelerinden elde edilmiştir. Bulgular, belirtilen yıllar arasında BRICS ülkelerinde farklı eşbütünleşme süreçleri bulunduğunu, ayrıca yenilenebilir enerji arzı ve kişi başına reel GSYİH ile doğumda beklenen yaşam süresi arasında eşbütünleşik bir ilişkinin var olduğunu göstermektedir. Granger nedensellik testi sonuçları, yenilenebilir enerji kullanımının doğumda beklenen yaşam süresini olumlu etkilediğini, enerji yoğunluğunun ise ekonomik büyüme üzerinde belirleyici bir faktör olduğunu ortaya koymuştur. Ancak, ekonomik büyüme bağımlı değişken olarak ele alındığında uzun dönemli eşbütünleşme tespit edilmemiştir. Sonuçlar, enerji tüketimi ve CO2 emisyonlarının kısa vadede ekonomik büyümenin önemli belirleyicileri olduğunu göstermektedir. Araştırma, sürdürülebilir ekonomik ve çevresel kalkınma stratejilerinin sağlık politikaları ile entegrasyonunun önemini vurgulamakta ve politika yapıcılara yenilenebilir enerji yatırımlarını artırmaya yönelik öneriler sunmaktadır.
ANTİK BİR YERALTI ŞEHRİNDE AKUSTİK VE İŞİTSEL DENEYİM: DERİNKUYU YERALTI ŞEHRİ
(2025) Nas, Sezin; Aytıs, Saadet; Saher, Konca
Sesler mekanların kimliğinin bir parçasını oluşturmakta ve fiziksel çevrenin bir bileşeni olarak tanımlanmaktadır. Literatüre bakıldığında yeraltı şehirlerinin özelinde jeolojik ve yapısal çalışmalar yürütülmüş olsa da fiziksel çevrenin önemli bir yönü olan iç mekân akustiğine ilişkin araştırmaların eksik olduğu görülmektedir. Oysaki, yeraltı şehirleri görsel kimliklerinin ötesinde, barındırdıkları akustik özelliklerle de mekânsal hafızanın önemli bir parçasını oluşturur ve bu yönüyle de araştırılmaları önemlidir. Bu bağlamda, Kapadokya bölgesinde yer alan Derinkuyu Yeraltı Şehri hem tarihsel hem de mekânsal özellikleriyle işitsel açıdan özgün bir araştırma sahası sunmaktadır. Bu çalışma, Derinkuyu’nun akustik kimliğini çok boyutlu bir yaklaşımla incelemekte ve doktora çalışması kapsamında yürütülen bir saha araştırmasının ön bulgularını ortaya koymaktadır. Araştırmada, sekiz katlı bu yeraltı kompleksinde yer alan üç farklı iç mekân tipolojisi mimari, ölçüm ve deneyim boyutunda analiz edilmiştir. Alan üzerinde gerçekleştirilen reverberasyon süresi ölçümleri ve duyusal gözlemler aracılığıyla, mekânsal hacmin ve fonksiyonel kullanımın sesin algılanmasına olan etkisi değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, Derinkuyu’nun yalnızca görsel değil aynı zamanda işitsel bir kültürel miras alanı olarak da değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, akustiğin mekân kimliği üzerindeki rolü vurgulanmakta ve tarihî yapıların korunmasında işitsel çevrenin dikkate alınmasının gerekliliği vurgulanmaktadır.
Health Policies for Vaginal Birth After Cesarean (VBAC): Current Status and Future Perspectives
(2025) Şimşek, Bilgen; Kolca, Dilek; Mete, Mustafa
Vaginal Birth After Cesarean (VBAC) is a delivery method that enables women with a history of cesarean section to opt for vaginal delivery in subsequent pregnancies. The World Health Organization (WHO) and various health authorities support VBAC as a strategic approach to reduce unnecessary cesarean rates. Recognized as a safe delivery option for women with prior cesarean births, VBAC is promoted in many countries due to its positive impact on maternal health. However, the feasibility and widespread adoption of VBAC depend on various factors, including health policies, clinical protocols, healthcare professionals’ attitudes, and public awareness.This study is a narrative review that examines current policies and perspectives related to Vaginal Birth After Cesarean (VBAC). The aim of the study is to investigate existing health policies that promote VBAC, evaluate international practices, and propose applicable strategies for the Turkish healthcare system. Furthermore, the study analyzes the effects of VBAC on maternal and neonatal health, highlighting the importance of evidence-based policies. In conclusion, for VBAC to become a safe and widely accepted birth option, comprehensive reforms are needed, including the development of clinical protocols, training programs for healthcare professionals, patient education initiatives, financial incentives, and the establishment of VBAC-supportive hospitals. The effective implementation, societal adoption, and continuous evaluation of these reforms are essential for the long-term promotion of VBAC, improvement of maternal and
Yetişkinlerde E-Sağlık Okuryazarlığının Kuşaklar Arası Bağlamda İncelenmesi
(2026) Mutlu, Hatice; Süslü, Murat; Türkoğlu, Mesut Can
Bu araştırmanın amacı, e-sağlık okuryazarlığının kuşaklara göre farklılaşma durumunu incelemek ve bunu hem parametrik analizler hem de veri temelli sınıflandırma yöntemleriyle ortaya koymaktır. Araştırma, İstanbul’da yaşayan X, Y ve Z kuşaklarına mensup 561 katılımcıdan anket yoluyla toplanan verilerle gerçekleştirilmiştir. Öncelikle kuşaklar arasında e-sağlık okuryazarlığının değişimini belirlemek üzere ANOVA testi uygulanmıştır. Sonrasında e-sağlık okuryazarlığının veri içinde nasıl kümelendiğini görmek amacıyla K-ortalamalar kümeleme analizi yapılmıştır. Son aşamada, oluşan kümelerle kuşaklar arasındaki ilişkinin anlamlılığını sınamak için çapraz tablo ve Ki-kare analizi kullanılmıştır. ANOVA sonuçları kuşaklar arasında anlamlı farklılık olduğunu göstermiştir. X kuşağı, diğer kuşaklara kıyasla daha düşük e-sağlık okuryazarlığı puanına sahiptir; Y ve Z kuşakları arasında ise anlamlı bir fark görülmemiştir. Kümeleme analizinde, e-sağlık okuryazarlığının düşük, orta ve yüksek olarak üç kümeye ayrıldığı belirlenmiştir. Ki-kare testi, kuşaklar ile kümeler arasında anlamlı ilişki olduğunu ortaya koymuştur. X kuşağı çoğunlukla orta-düşük e-sağlık okuryazarlığı kümelerinde, Y kuşağı çoğunlukla orta e-sağlık okuryazarlığı kümesinde, Z kuşağı ise çoğunlukla yüksek e-sağlık okuryazarlığı kümesinde temsil edilmiştir. Bulgular, e-sağlık okuryazarlığının kuşaklara göre belirgin biçimde farklılaştığını göstermektedir. Z kuşağı, en yüksek e-sağlık okuryazarlığına sahip grup olarak öne çıkarken X kuşağı nispeten daha düşük e-sağlık okuryazarlığına sahiptir. Sonuçlar, kuşak temelli dijital sağlık eğitimi ve e-sağlık uygulamalarının tasarımında farklılaştırılmış yaklaşımların gerekli olduğunu göstermektedir



















