TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Yeşil Büyüme Bağlamında Enerji ve Sağlık: BRICS Ülkeleri Örneği(2025) Mutlu, Hatice; Ateş, Gözde Bozkurt; Türkoğlu, Mesut CanBu araştırma, BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika) ülkelerinde yeşil büyüme, enerji kullanımı, yenilenebilir enerji arzı, sağlık göstergeleri ve kişi başına düşen gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH) arasındaki ilişkileri incelemektedir. Araştırmada, zaman serisi verilerinde uzun dönem ilişkileri analiz eden Bootstrap Otoregresif Dağıtılmış Gecikme Modeli (ARDL) kullanılmıştır. 1990-2021 yılları arasını kapsayan araştırma verileri, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) veri havuzunda yer alan yeşil büyüme göstergelerinden elde edilmiştir. Bulgular, belirtilen yıllar arasında BRICS ülkelerinde farklı eşbütünleşme süreçleri bulunduğunu, ayrıca yenilenebilir enerji arzı ve kişi başına reel GSYİH ile doğumda beklenen yaşam süresi arasında eşbütünleşik bir ilişkinin var olduğunu göstermektedir. Granger nedensellik testi sonuçları, yenilenebilir enerji kullanımının doğumda beklenen yaşam süresini olumlu etkilediğini, enerji yoğunluğunun ise ekonomik büyüme üzerinde belirleyici bir faktör olduğunu ortaya koymuştur. Ancak, ekonomik büyüme bağımlı değişken olarak ele alındığında uzun dönemli eşbütünleşme tespit edilmemiştir. Sonuçlar, enerji tüketimi ve CO2 emisyonlarının kısa vadede ekonomik büyümenin önemli belirleyicileri olduğunu göstermektedir. Araştırma, sürdürülebilir ekonomik ve çevresel kalkınma stratejilerinin sağlık politikaları ile entegrasyonunun önemini vurgulamakta ve politika yapıcılara yenilenebilir enerji yatırımlarını artırmaya yönelik öneriler sunmaktadır.Öğe ANTİK BİR YERALTI ŞEHRİNDE AKUSTİK VE İŞİTSEL DENEYİM: DERİNKUYU YERALTI ŞEHRİ(2025) Nas, Sezin; Aytıs, Saadet; Saher, KoncaSesler mekanların kimliğinin bir parçasını oluşturmakta ve fiziksel çevrenin bir bileşeni olarak tanımlanmaktadır. Literatüre bakıldığında yeraltı şehirlerinin özelinde jeolojik ve yapısal çalışmalar yürütülmüş olsa da fiziksel çevrenin önemli bir yönü olan iç mekân akustiğine ilişkin araştırmaların eksik olduğu görülmektedir. Oysaki, yeraltı şehirleri görsel kimliklerinin ötesinde, barındırdıkları akustik özelliklerle de mekânsal hafızanın önemli bir parçasını oluşturur ve bu yönüyle de araştırılmaları önemlidir. Bu bağlamda, Kapadokya bölgesinde yer alan Derinkuyu Yeraltı Şehri hem tarihsel hem de mekânsal özellikleriyle işitsel açıdan özgün bir araştırma sahası sunmaktadır. Bu çalışma, Derinkuyu’nun akustik kimliğini çok boyutlu bir yaklaşımla incelemekte ve doktora çalışması kapsamında yürütülen bir saha araştırmasının ön bulgularını ortaya koymaktadır. Araştırmada, sekiz katlı bu yeraltı kompleksinde yer alan üç farklı iç mekân tipolojisi mimari, ölçüm ve deneyim boyutunda analiz edilmiştir. Alan üzerinde gerçekleştirilen reverberasyon süresi ölçümleri ve duyusal gözlemler aracılığıyla, mekânsal hacmin ve fonksiyonel kullanımın sesin algılanmasına olan etkisi değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, Derinkuyu’nun yalnızca görsel değil aynı zamanda işitsel bir kültürel miras alanı olarak da değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, akustiğin mekân kimliği üzerindeki rolü vurgulanmakta ve tarihî yapıların korunmasında işitsel çevrenin dikkate alınmasının gerekliliği vurgulanmaktadır.Öğe Health Policies for Vaginal Birth After Cesarean (VBAC): Current Status and Future Perspectives(2025) Şimşek, Bilgen; Kolca, Dilek; Mete, MustafaVaginal Birth After Cesarean (VBAC) is a delivery method that enables women with a history of cesarean section to opt for vaginal delivery in subsequent pregnancies. The World Health Organization (WHO) and various health authorities support VBAC as a strategic approach to reduce unnecessary cesarean rates. Recognized as a safe delivery option for women with prior cesarean births, VBAC is promoted in many countries due to its positive impact on maternal health. However, the feasibility and widespread adoption of VBAC depend on various factors, including health policies, clinical protocols, healthcare professionals’ attitudes, and public awareness.This study is a narrative review that examines current policies and perspectives related to Vaginal Birth After Cesarean (VBAC). The aim of the study is to investigate existing health policies that promote VBAC, evaluate international practices, and propose applicable strategies for the Turkish healthcare system. Furthermore, the study analyzes the effects of VBAC on maternal and neonatal health, highlighting the importance of evidence-based policies. In conclusion, for VBAC to become a safe and widely accepted birth option, comprehensive reforms are needed, including the development of clinical protocols, training programs for healthcare professionals, patient education initiatives, financial incentives, and the establishment of VBAC-supportive hospitals. The effective implementation, societal adoption, and continuous evaluation of these reforms are essential for the long-term promotion of VBAC, improvement of maternal andÖğe Yetişkinlerde E-Sağlık Okuryazarlığının Kuşaklar Arası Bağlamda İncelenmesi(2026) Mutlu, Hatice; Süslü, Murat; Türkoğlu, Mesut CanBu araştırmanın amacı, e-sağlık okuryazarlığının kuşaklara göre farklılaşma durumunu incelemek ve bunu hem parametrik analizler hem de veri temelli sınıflandırma yöntemleriyle ortaya koymaktır. Araştırma, İstanbul’da yaşayan X, Y ve Z kuşaklarına mensup 561 katılımcıdan anket yoluyla toplanan verilerle gerçekleştirilmiştir. Öncelikle kuşaklar arasında e-sağlık okuryazarlığının değişimini belirlemek üzere ANOVA testi uygulanmıştır. Sonrasında e-sağlık okuryazarlığının veri içinde nasıl kümelendiğini görmek amacıyla K-ortalamalar kümeleme analizi yapılmıştır. Son aşamada, oluşan kümelerle kuşaklar arasındaki ilişkinin anlamlılığını sınamak için çapraz tablo ve Ki-kare analizi kullanılmıştır. ANOVA sonuçları kuşaklar arasında anlamlı farklılık olduğunu göstermiştir. X kuşağı, diğer kuşaklara kıyasla daha düşük e-sağlık okuryazarlığı puanına sahiptir; Y ve Z kuşakları arasında ise anlamlı bir fark görülmemiştir. Kümeleme analizinde, e-sağlık okuryazarlığının düşük, orta ve yüksek olarak üç kümeye ayrıldığı belirlenmiştir. Ki-kare testi, kuşaklar ile kümeler arasında anlamlı ilişki olduğunu ortaya koymuştur. X kuşağı çoğunlukla orta-düşük e-sağlık okuryazarlığı kümelerinde, Y kuşağı çoğunlukla orta e-sağlık okuryazarlığı kümesinde, Z kuşağı ise çoğunlukla yüksek e-sağlık okuryazarlığı kümesinde temsil edilmiştir. Bulgular, e-sağlık okuryazarlığının kuşaklara göre belirgin biçimde farklılaştığını göstermektedir. Z kuşağı, en yüksek e-sağlık okuryazarlığına sahip grup olarak öne çıkarken X kuşağı nispeten daha düşük e-sağlık okuryazarlığına sahiptir. Sonuçlar, kuşak temelli dijital sağlık eğitimi ve e-sağlık uygulamalarının tasarımında farklılaştırılmış yaklaşımların gerekli olduğunu göstermektedirÖğe Investigation of factors influencing patients’ preferences for traveling to Türkiye for dental tourism: The case of a private hospital(2026) Keleş, Zeynep Hale; Ertuğrul, Mustafa Orkun; Tunçer, JaleAim: This study aimed to investigate why dental tourists choose Türkiye for their dental clinic visits; specifically looking at a private hospital in Istanbul. Methods: This cross-sectional study employed a face-to-face survey method conducted through an interpreter with foreign patients who applied to the dental clinic of a private hospital in Istanbul (n = 52) between March 24; 2023; and February 29; 2024. The questionnaire comprised 29 inquiries aimed at collecting the participants’ demographic characteristics; elucidating their motivations for selecting Türkiye as a destination for dental care; and describing their experiences throughout the treatment process. The inquiries were presented in single-choice and multiple-choice formats. Results: Approximately 94% of dental tourists chose Türkiye for its price advantage; 86% for shorter treatment times; 82% for trust in the dentist; 78% for easy appointment scheduling; 60% for advanced technology; and 52% for low travel costs. African patients cited high costs; poor technology; appointment challenges; inadequate education; and hygiene issues as reasons for not seeking treatment in their home countries. Furthermore; European visitors cited high prices and difficulty obtaining appointments as their primary concerns; while all Middle Eastern respondents reported that obtaining an appointment was difficult. Although 77.4% of dental tourists accessed this hospital through an agency; 53.8% communicated with previous visitors to Türkiye; and 84.6% conducted research via social media. Conclusions: Within its limitations; the study concluded that affordable treatment costs; confidence in the experience of dental professionals; short treatment durations; and overall accessibility were the primary factors influencing patients’ decision to choose Türkiye for dental tourism. The reasons African patients did not seek dental care in their home country included inadequate training of dentists; unavailability of specific treatments; and poor hygiene. Travel agencies; word of mouth; and social media influenced dental tourists’ decision-making processes.Öğe A Comparative Analysis of Initiatives Aimed at Enhancing Digital Health Literacy (DHL) on a Global Scale(2025) Kolca, DilekThis study aims to provide a comprehensive review of educational campaigns and projects designed to enhance DHL. The study was conducted as a systematic review. It comparatively evaluated the objectives, educational strategies, and outcomes of educational programs and projects related to DHL. Data were collected through literature searches in databases such as Scopus, PubMed, and Google Scholar. DHL projects and educational programs have significantly improved individuals’ access to and management of health information. These initiatives have not only enhanced individual health literacy but have also played a critical role in improving overall public health. The primary focus of DHL projects and educational programs is to increase the accessibility of digital tools and strengthen technological infrastructure. This focus aims to ensure sustainability and create long-term positive effects on public health literacy. The global dissemination of such initiatives could contribute to the sustainable development of public health.Öğe Sağlık Turizmi Perspektifinden Türkiye Ve Hindistan’ın Sağlık Politikaları Ve Sosyal Güvence Sistemlerinin SWOT Analizi(2026) Kolca, DilekSağlık turizmi, dünya genelinde ekonomik kalkınmayı destekleyen stratejik sektörlerden biri haline gelmiştir. Türkiye ve Hindistan, son yıllarda geliştirdikleri politikalar ve sundukları hizmet çeşitliliği ile sağlık turizmi pazarında öne çıkan iki önemli aktör hâline gelmiştir. Her iki ülke de uygun maliyetli hizmetleri, nitelikli sağlık personeli ve turistik cazibesi ile uluslararası hastaların ilgisini çekmektedir. Ancak bu ülkelerin sağlık turizmine yönelik politika yaklaşımları ve sosyal güvence sistemleri, bazı yönleri ile farklılık göstermektedir. Bu çalışma, Türkiye ve Hindistan’ın sağlık turizmi politikaları ile sosyal güvence sistemlerini SWOT analizi yöntemiyle karşılaştırmalı olarak değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Analiz sonucunda, Türkiye'nin kurumsal ve merkezi yapısı, gelişmiş sosyal güvence sistemi ve coğrafi avantajı güçlü yönlerini oluşturmaktadır. Ancak ülkede ikamet eden yabancı hastaların sosyal güvence kapsamına doğrudan dâhil edilememesi, bu seçimin kişilerin inisiyatifine bulunması Genel Sağlık Sigorta (GSS) sistemin kapsayıcı ve zorunluluk ilkelerine ters düşmektedir. Öte yandan, Hindistan’ın uygun maliyetli sağlık hizmetleri, geleneksel tıp uygulamaları ve medikal vize kolaylıkları sağlık turizminin gelişimine katkı sağlamaktadır. Hindistan’ın sosyal güvence sisteminin parçalı yapısı ve hizmet eşitsizlikleri ise önemli zayıf yönleri olarak öne çıkmaktadır. Her iki ülke açısından fırsatlar arasında dijital sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması, uluslararası iş birlikleri ve alternatif tıp uygulamalarının küresel pazara entegrasyonu yer alırken, tehditler arasında hizmet kalitesi, sağlıkta yerli halkın erişim sorunları ve uluslararası rekabet dikkat çekmektedir. Çalışma, sağlık turizmi politikalarının sürdürülebilirliği için sosyal güvence sistemlerinin daha kapsayıcı ve eşitlikçi şekilde yapılandırılmasını önermektedir.Öğe Analysis of Ergonomic Parameters in Architectural Design Studios: A Case Study of Bursa Technical University(2025) Battal, İmran Gümüş; Köse, İstem Seçkin ParlakyıldızErgonomics encompasses physical, psychological, and environmental factors, with a crucial role in educational settings. Design studios, integral to architecture, interior architecture, and urban planning education, must ensure optimal spatial, visual, auditory, and thermal comfort to foster creativity and technical skills. This study evaluates the design studios at Bursa Technical University’s Faculty of Architecture and Design, assessing ergonomic conditions through technical measurements and user satisfaction surveys. Findings reveal that repurposed spaces used as design studios fail to meet essential ergonomic standards, impacting students’ learning experiences. The study highlights deficiencies in spatial organization, lighting, acoustics, and thermal conditions, emphasizing the need for improvements. By addressing these shortcomings, the research aims to guide the optimization of design studios as dynamic educational environments supporting technical drawing, group critiques, model-making, and workshop activities. The study is expected to serve as a guiding reference for the organization of design studios in accordance with ergonomic standards.Öğe Hipertansif Hastalarda Depresyon Düzeyi, Öz Etkililik ve Öz Bakım Gücünün İncelenmesi(2025) Başol, Yağmur; Özer, ZülfünazAmaç: Bu araştırma hipertansif hastalarda depresyon düzeyi, öz etkililik ve öz bakım gücünün incelenmesi amacıyla yapıldı. Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel tipte olan bu çalışma, İstanbul’da bir eğitim ve araştırma hastanesinin dahiliye ve kardiyoloji polikliniklerine başvuran hipertansiyon tanılı hastalar ile 1 Ekim 2022-1 Mart 2023 tarihleri arasında yapıldı. Araştırma verileri, Tanıtıcı Bilgi Formu, Hasta Sağlık Anketi-9 (HSA-9), Hipertansiyon Öz Etkililik Ölçeği (HÖEÖ) ve Öz Bakım Gücü Ölçeği (ÖBGÖ) ile yüz yüze görüşme yoluyla toplandı. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 64,11 ± 12,46 yıl, hipertansiyon tanı süresi ortalama 10,54 ± 8,55’tir. Hastaların %59,1’i erkek, %72,2’si evli, %55,6’sı ilkokul mezunu, %82,2’si çalışmıyor, %56,1’inin geliri giderine eşit, %85,2’si eş ve çocukları ile birlikte yaşamaktadır. Hastaların %42,9’unun beden kitle indeksi değeri fazla kilolu, %85,5’i düzenli ilaç kullanmakta, %65,2’si egzersiz yapmakta, %62,9’unun ek kronik hastalığı bulunmakta, %54,9’unun genel sağlık durumu ortadır. HSA-9 ortalama puanı 7,23 ± 2,71; HÖEÖ ortalama puanı 53,44 ± 6,63; ÖBGÖ ortalama puanı 78,55 ± 24,26 olarak bulundu. HSA-9 ile ÖBGÖ arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulundu (r = -0,186, P < 0,01). HÖEÖ ile ÖBGÖ arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulundu (r = 0,599, P < 0,01). Sonuç: Hastaların depresyon riskinin hafif, hipertansiyonda öz etkililik düzeyleri ve öz bakım güçleri orta düzeyde saptandı. Depresyon düzeyleri arttıkça öz bakım düzeyleri azalmakta; öz etkililik düzeyleri arttıkça öz bakım düzeyleri de artmaktadırÖğe Radiographic evaluation of the relationship between maxillary sinus pneumatization and tooth extraction(2025) Ocak, Hakan; Çolpak, Halis AliAim: To assess maxillary sinus pneumatization radiographically after posterior tooth extraction and to compare the results based on both the post-extraction time interval and the tooth type. Material and Methods: This retrospective study included 54 patients who underwent extraction of at least one premolar or molar with roots close to the maxillary sinus floor. A total of 186 panoramic radiographs were assessed using standardized reference lines and points to measure sinus floor changes. Patients were categorized into five groups based on follow-up periods: 0–6, 7–12, 13–18, and 19–24 months. Magnification correction was applied, and mean pneumatization values were calculated by follow-up group and tooth type. Results: Maxillary sinus pneumatization demonstrated a progressive increase with longer post-extraction intervals. The mean pneumatization values were 1.1 mm in the 0–6 month group, 1.7 mm in the 7–12 month group, 2.1 mm in the 13–18 month group, and 3.9 mm in the 19–24 month group. Analysis by tooth type revealed mean values of 1.5 mm for premolar extractions, 2.0 mm for first molars, and 2.4 mm for both second and third molars. Greater pneumatization was observed in teeth with roots in close proximity to the sinus floor and in those extracted due to chronic periapical infection. Conclusion: Maxillary sinus pneumatization is a time-dependent process influenced by tooth type, root–sinus relationship, and pre-existing pathology. Early implant placement or ridge preservation techniques should be considered in high-risk cases to minimize bone loss and reduce the need for extensive sinus augmentation procedures.Öğe Sağlık Çalışanlarında Sessiz İstifa: Sistematik Derleme(2025) Mutlu, Hatice; Mat, Seda Tuğba BaykaraGiriş: Sessiz istifa; çalışanın yalnızca görev tanımıyla sınırlı kalarak, gönüllü katkıdan ve duygusal bağlılıktan uzaklaştığı, psikolojik olarak işten kopma süreci olarak tanımlanır. Özellikle hemşireler gibi yüksek iş yüküne ve duygusal baskıya maruz kalan sağlık profesyonellerinde bu eğilim artmaktadır. Amaç: Bu sistematik derleme, sağlık çalışanları arasında giderek yaygınlaşan “sessiz istifa” olgusunu incelemeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Çalışma kapsamında, 2019 yılı ve sonrası yayımlanmış, dahil edilme kriterlerini karşılayan 24 akademik yayın incelenmiştir. Tarama 2019 yılından başlatılmış olmakla birlikte, kavramın özellikle pandemi sonrasında literatürde görünür hale gelmesi nedeniyle incelenen çalışmaların tamamı 2023 ve sonrasında yayımlanmıştır. Bu yayınlar tematik analiz yöntemiyle değerlendirilmiş ve sessiz istifaya neden olan bireysel ve örgütsel faktörler beş ana tema altında toplanmıştır: (1) Yönetici desteği ve liderlik eksikliği, (2) Tükenmişlik ve psikolojik yük, (3) Yüksek iş yükü ve zayıf çalışma koşulları, (4) İş-yaşam dengesi ve motivasyon düşüklüğü, (5) Duygusal zeka ve ahlaki dayanıklılık. Bulgular: Bulgular, sağlık çalışanlarında tükenmişliğin özellikle yoğun mesai, düşük ücret, personel yetersizliği ve esneklik eksikliği nedeniyle işlerine yabancılaşmaya yol açtığını göstermektedir. Genç kuşak çalışanlarda ise anlam arayışı ve yaşam dengesi ihtiyacının sessiz istifa riskini artırdığı görülmektedir. Duygusal zekası ve ahlaki dayanıklılığı yüksek bireylerde ise bu davranışa karşı direnç daha fazladır. Sonuç: Sonuç olarak, sessiz istifa sadece bireysel bir tutum değil, örgütsel bağlılığın zayıfladığı, yönetsel desteğin yetersiz kaldığı ve iş koşullarının sürdürülemez hale geldiği sistemsel bir sorundur. Bu nedenle, sağlık kurumlarında destekleyici liderlik, çalışan refahını önceleyen yapılar ve esnek çalışma modelleri geliştirilmesi büyük önem taşımaktadırÖğe Evaluation of Gastrointestinal Life Quality and Food Consumption and Choices in Recovered Covid-19 Patients(2023) Baş, Dilşat; Talak, Şengül Sangu; Ozman, Nur Ecem Baydı; Kitay, Deniz Nadide; Çatırtan, Hazal; Binöz, Ayşe Sena; Öngen, Nilay; Onganer, Efe; Baş, MuratBackground/Objectives: This study explores how gastrointestinal symptoms affect patients’ nutrition, food choices, consumption, and gastrointestinal quality of life index (GIQLI) scores after recovering from COVID-19. Subjects/Methods: A questionnaire-based cross-sectional study was conducted among patients aged 18 and older who recovered from COVID-19 between 15th May 2020 and 15th June 2020. The researchers sent 594 patients a questionnaire via e-mail, which included demographical information and questions related to supplement use, food choices, and a survey for GIQLI. Seventy-six patients who responded and consented to take the questionnaire were included in the final analysis. Results: Weight loss post-COVID was significant for both male and female genders (-5.1± 4.0 vs. -1.5 ± 2.4; p-value:0.001). The length of hospitalization, the loss of appetite, and the loss of smell were significantly higher in male participants (P<0,05). The mean GIQLI score was significantly higher in males compared to females (102.2± 14.6 vs. 89.5 ± 23.2; p=0.003). Gender and regular probiotic use before and after hospitalization were correlated with the total GIQLI score (R = 0.646; R2 = 0.417) Conclusion: COVID-19 affects the Gastrointestinal system (GIS) and appetite. Therefore, healthy nutrition, well adapted to the body’s needs and the current level of physical activity, becomes particularly important during and post-COVID. In addition, the treatment of gut dysbiosis involving an adequate intake of pre and probiotics could be a beneficial instrument for modulating the immune system in COVID-19 patients and prophylactically pre-infection. Therefore, we recommend integrating probiotic use into current COVID-19 nutritional guidelines.Öğe Linking Human Capital to Innovation Capability: A Dynamic Capabilities Perspective(2024) Tatlı, Hasan SadıkThe research examines the mediating role of dynamic capabilities in the effect of human capital on innovation capability. The research was conducted with white-collar employees in a logistics company based in Istanbul. A simple random sampling technique was used to determine the sample. The research sample is 238 employees working in the same company for at least three years. Mediation models were used to analyse the data. The data analysis determined that employee capital significantly increases the company's dynamic and innovation capabilities. In addition, the company's dynamic capabilities mediate in forming the innovation capability of employee capital. The hypotheses created within the scope of the research were supported. Human capital companies' dynamic capabilities effectively form the company's dynamic capabilities and subsequently obtain innovation capabilities. The research contributes to the literature by associating employee capital, innovation capability, and dynamic capabilities in the logistics sector.Öğe Yiyecek İçecek İşletmelerinde Gıda Güvenliğinin Sağlanması(2024) Bilsel, Alev YükselGıdalar, tarladan sofraya olan süreçte gıda zincirinin herhangi bir noktasında mikrobiyolojik, kimyasal veya fiziksel etmenlerle kontamine olabilir ve gıda kaynaklı hastalıklara yol açabilirler. Dünya Sağlık Örgütü, her yıl yaklaşık 600 milyon kişinin güvenli olmayan gıdaların tüketilmesi nedeniyle hastalandığını tahmin etmektedir. Gıda kaynaklı hastalıklar, işgücü kayıplarının yanı sıra ülke ekonomilerine de zarar veren bir sorun olarak hem gelişmekte olan ülkelerin hem de gelişmiş ülkelerin gündeminde yer almaktadır. Son yıllarda ev dışı yemek tüketimin artması ile yiyecek içecek işletmelerinin gıda güvenliği ve hijyen düzeyi önem kazanmıştır. Restoran, café, yemekhane, otel gibi farklı yiyecek içecek işletmelerinde gıdaların yetersiz pişirilmesi, tehlikeli sıcaklık aralığında uzun süre bekletilmesi, çapraz bulaşma, kişisel hijyen eksiklikleri ve ekipman temizliğinin yetersiz yapılması gibi faktörler büyük risk oluşturmaktadır. Yapılan çalışmalar, eğitim alan ve yeterli imkân sunulan gıda personelinin hijyen davranış ve tutumunun daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Gıda güvenliğinin üst düzeyde sağlanabilmesi için yiyecek içecek işletmeleri, bünyelerinde çalışan gıda personelinin hijyen eğitimi almasını sağlamanın yanı sıra personelin hijyen davranışlarını uygulaması için gerekli imkanları da sunmalıdır. Bu çalışmada, literatürde bulunan Türkiye’deki yiyecek içecek işletmelerine yönelik gerçekleştirilen gıda güvenliği ve hijyen konulu araştırmalar taranarak elde edilen bulgular doğrultusunda yiyecek içecek işletmelerine faydalı olabileceği düşünülen önerilerde bulunulmuştur.Öğe The mediating role of organizational support and job stress in the relationship between organizational culture and leave intention(2025) Tatlı, Hasan SadıkThe study aims to determine the sequential mediating role of organizational support and job stress in the effect of organizational culture on the intention to leave. The sample of this study consists of white-collar professionals working in the banking and finance sector in Istanbul. The convenience sampling method was preferred in the data collection process. Within the scope of the study, data was collected from a total of 441 participants. SPSS 27 package program and SPSS Process macro V4.2 were used to analyze the data. According to the research findings, it was determined that organizational culture increases the perceived organizational support perception of employees. In addition, organizational culture reduces the job stress and leave intentions of employees in the banking and finance sector. It was determined that perceived organizational support reduces the stress of employees. On the other hand, perceived organizational support significantly reduces employees' leave intentions, while job stress increases them. According to the mediation analysis findings, increasing perceived organizational support in organizational culture reduces job stress and decreases employees' intention to leave. In summary, managerial support and job stress mediate the effect of organizational culture on leave. The study presents important findings about the buffering hypothesis.Öğe Boyalı Yüzeyler Odağında Restorasyon Projelerinde Kurşun Maruziyet Riskinin Değerlendirilmesi(2025) Uzun, İ. Mert; Kale, Özge Akboğa; Sezer, DamlaRestorasyon ve renovasyon faaliyetleri inşaat endüstrisinin bir alt bileşeni olmasına rağmen sağlık ve güvenlik riskleri bakımından yapım işlerinden farklıdır. Özellikle kimyasal risk etmenleri bakımından restorasyon projeleri yapım işlerine göre özgün risklere sahiptir. Bunun en önemli nedeni, tarihi binalarda kullanılan yapı malzemeleri ve kaplamaların zamanla ayrışması veya zarar görmesi nedeniyle tehlikeli maddelerin ortaya çıkmasıdır. Restorasyon faaliyetleri sırasında ortaya çıkabilecek asbest ve kurşun gibi maddelere maruziyet sağlık üzerinde olumsuz etkilere sahiptir. Asbest ve kurşuna maruziyeti önlemek ve korunma tedbirlerini belirlemek amacıyla ulusal ve uluslararası düzeyde bir dizi mevzuat bulunmaktadır. Ne var ki restorasyon projelerinde kurşun maruziyetini önlemeye yönelik yeterli araştırma ve mevzuat düzenlemesi mevcut değildir. Bu çalışmada, kurşun maruziyetinin sağlık üzerindeki etkileri detaylı şekilde açıklanmış, tarihi binalarda kurşun içermesi muhtemel yapı malzemeleri tanıtılmış ve projelerde kurşun maruziyetine neden olabilecek aktiviteler belirtilmiştir. Ayrıca restorasyon projelerinin risklerinin değerlendirmesi sürecinde dikkat edilmesi gerekenler ve risk kontrol hiyerarşisine uygun olarak kurşun maruziyetini azaltmaya yönelik koruyucu önlemler ele alınmıştır. Son olarak, İstanbul’da yer alan 19. yüzyılda yapılmış ahşap bir evin restorasyon projesinde iş tehlike analizi (JSA) yaklaşımından faydalanılarak kurşun maruziyeti risklerinin nasıl değerlendirilebileceği açıklanmıştır.Öğe Retrospective Evaluation of Synovial Chondromatosis with Histopathological and Clinical Features(2025) Öz, Özden; Sezak, Murat; Doğanavşargil, Başak; Tamsel, İpek; Kaya, Hüseyin; Biçer, Elcil Kaya; Büyüktalancı, Emin; Başdemir, GülçinObjective: Synovial chondromatosis (SC) is a rare, benign condition characterized by the formation of nodular cartilage within the synovium of joints, bursae, or tendon sheaths. The condition typically presents as loose body-like nodules, which often exhibit calcification and ossification. SC primarily affects adults and most commonly involves large joints. Histologically, it is defined by synovium-lined cartilaginous nodules displaying varying degrees of peripheral cellularity. Due to overlapping features, SC may be misdiagnosed as a chondroid malignancy, particularly in limited biopsy specimens. Methods: We performed a retrospective review of cases diagnosed as SC in the Department of Pathology at Ege University Faculty of Medicine between 1986 and 2020. Archived materials were analyzed for epidemiological characteristics, clinical presentation, macroscopic and microscopic histopathological features, and imaging findings. Results: A total of 114 cases were identified, with a nearly equal gender distribution (male-to-female ratio: 0.95). The median age was 54±16.7 years (range: 18-86 years). The knee was the most affected site (56.14%, n=64), followed by the ankle (14.03%), hip (12.28%), wrist (9.64%), elbow (5.26%), and shoulder (2.63%). Histopathological reevaluation was performed on 62 cases. No correlation was found between histological features and patient age, gender, lesion location, or recurrence. Conclusion: Most cases involved the knee joint, although rarer sites such as the ankle were also observed. Notably, synovial lining over the nodules was not consistently present. Many nodules exhibited increased cellularity, nuclear pleomorphism, and hyperchromatism-features that can mimic low-grade chondrosarcoma. Histological and cytological features did not correlate with recurrence in our cohort.Öğe Effects of the Work Environment on Turnover Intentions among Psychiatric Nurses: The Mediating Role of Burnout(2025) Işık, Nurten Arslan; Sandıkçı, İrem Nur; Şekeroğlu, Beyza; Demirci, Şevval; Keleş, Dılşa Azizoğlu; Kotyk, TarasThis study examines the impact of the nursing work environment on turnover intention among psychiatric nurses and explores the mediating role of burnout in this relationship. A cross-sectional design was employed, including 168 psychiatric nurses working in various psychiatric hospitals across Turkey. Data were collected using a demographic information form, the Nursing Work Environment Index (NWEI), the Maslach Burnout Inventory (MBI), and the Turnover Intention Scale. Spearman correlation analysis and structural equation modeling (SEM) were used to assess the relationships among the variables. The findings revealed that the nursing work environment negatively affects turnover intention (β = -0.179, p = .009), whereas burnout positively influences turnover intention (β = 0.501, p < .001). Furthermore, burnout significantly mediates the relationship between the work environment and turnover intention (β = -0.221, p < .001). These results highlight the importance of improving the work environment for psychiatric nurses to reduce burnout and mitigate turnover intention. Managerial support, effective leadership, and enhanced resources may play a crucial role in addressing these challengesÖğe Alglerin Sürdürülebilirlik ve Besin Zenginleştirmedeki Yeri(2025) Anık, Sema; Kestane, Vahibe UluçaySon yıllarda dünyada gıda üretiminde üst limitlere ulaşılmasına rağmen her 9 kişiden biri yetersiz beslenme ile karşı karşıyadır. İklim değişimi ve nüfus artışı ile durumun daha da kötüleşmesi sürdürülebilir alternatif enerji ve protein kaynaklarına yönelmeyi ihtiyaç haline getirmiştir. Sürdürülebilirlik kavramı, her zaman var olma, geleceğe kalabilme, varlığını devam ettirme olarak açıklanmaktadır. Bir beslenme stratejisi olarak düşünüldüğünde ise düşük çevresel etkiye sahip, protein seçeneklerinin var olduğu yeni alternatif kaynakların arayışı olarak gündeme gelmiştir. Literatürde alternatif protein kaynakları arasında yenilebilir böcekler, yenilebilir alg türleri ve biyoteknolojik yöntemler kullanılarak üretilen sentetik etler bulunmaktadır. Alglerin sucul ortamda doğal olarak yetişebilmeleri, çok uzun zaman güvenli olarak tüketilmeleri, makro ve mikro besin ögesi çeşitliliği ile biyoaktif madde yoğunluğunun yüksek olması, genetik olarak modifiye edilebilmeleri ve ihtiyaç duyulan ögelere göre seçilip çoğaltılabilmeleri gibi nedenlerden dolayı geleceğe yönelik doğal besin alternatifleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle günümüzde süt ürünleri, makarna, ekmek vb. tahıl ürünleri gibi insan beslenmesinde sıklıkla tüketilen besinlere çeşitli mikroalg türleri ilave edilerek bu besinlerin makro ve mikro besin ögeleri yönünden zenginleştirilmesi sağlanmaktadır. Mikroalgler sağlıklı bir diyet için yeterince araştırılmamış doğal bir kaynaktır. Bu nedenle yüksek değerli ürünler elde edebilmek için yeni mikroalg suşlarının tanımlanması ve özelliklerinin belirlenmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu derlemenin amacı, artan dünya nüfusunun gıda ihtiyacını karşılamak için sürdürülebilir ve yenilikçi protein kaynaklarına olan gereksinimi açıklamak ve alglerin sürdürülebilirlik ve besin zenginleştirmede alternatif besin kaynağı olarak kullanılmasının önemini vurgulamaktır.Öğe Orthogonal Embedding-Based Artificial Neural Network Solutions to Ordinary Differential Equations(Afyon Kocatepe Üniversitesi, 2025) Uçar, Tolga RecepProviding numerical solutions to differential equations in cases where analytical solutions are not available is of great importance. Recently, obtaining more accurate numerical solutions with artificial neural network-based machine learning methods are seen as promising developments for numerical solutions of differential equations. In this paper, a low-cost, orthogonal embedding-based network with fast training by simple gradient descent algorithm is proposed to obtain numerical solutions of differential equations. This architecture is essentially a two-layer neural network that takes orthogonal polynomials as input. The efficiency and accuracy of the method used in this paper are demonstrated in various problems and comparisons are made with other methods. It is observed that the proposed method stands out especially when compared with high-cost solutions. - Analitik çözümlerin mevcut olmadığı durumlarda diferansiyel denklemler için nümerik çözümler elde etmek büyük önem taşımaktadır. Son zamanlarda, yapay sinir ağı tabanlı makine öğrenmesi yöntemleriyle daha tutarlı nümerik çözümlerin elde edilmesi diferansiyel denklemlerin nümerik çözümleri için ümit verici gelişmeler olarak görülmektedir. Bu makalede, diferansiyel denklemlerin nümerik çözümlerini elde etmek için basit gradyan düşüm algoritması ile hızlı eğime sahip düşük maliyetli bir ortogonal gömme tabanlı ağ önerilmektedir. Bu mimari, temelde, ortogonal polinomları girdi olarak alan iki katmanlı bir sinir ağıdır. Bu makalede kullanılan yöntemin verimliliği ve tutarlılığı, çeşitli problemlerde gösterilmiş ve diğer yöntemlerle karşılaştırmalar yapılmıştır. Kullanılan yöntemin, özellikle yüksek maliyetli çözümlerle karşılaştırıldığında öne çıktığı görülmüştür.











